Leyleklerin Geri Dönüşü: Kuşların Akın Akın Geldiği Sulak Alanlar

Leyleklerin Geri Dönüşü: Kuşların Akın Akın Geldiği Sulak Alanlar

Sivas’ın Zara ve Hafik ilçeleri arasında bulunan göllerde ve sulak alanlarda bu yıl kuş çeşitliliği gözle görülür bir şekilde artış gösterdi. Yoğun yağışlar sonucunda sulak alanların sayısının artması, leylek popülasyonunu da olumlu yönde etkiledi. Sivas-Erzincan kara yolunu kullananlar, bu iki ilçe arasında farklı kuş türlerini görebilme fırsatı buluyor. Leylekler, yol kenarındaki elektrik direklerine yuvalarını yaparken, bu yıl yuva sayısındaki artış dikkat çekiyor.

Zara’nın Canova köyünde yaşayan Ali Toprak, köylerinin sulak bir bölgeye sahip olduğunu ve burada leyleklerin yanı sıra birçok kuş türünün yaşadığını belirtti. Toprak, “Bu yıl yağışların bol olması nedeniyle leylek sayısında bir artış gözlemliyoruz. Eskiden daha fazla leylek gelirdi çünkü su rejimi daha düzenliydi,” diye ekledi. Önceki yıllarda yaşanan kuraklık nedeniyle kuşların göç yollarını değiştirdiğini ifade eden Toprak, eğer yağışlar devam ederse, kuşların bu bölgeyi yeniden dinlenme alanı olarak tercih edebileceğini kaydetti.

Toprak, gençlik yıllarını hatırlatarak, “Buradaki sulak alanda güneşin ışığını kesecek kadar çok kuşun uçtuğunu biliyorum,” dedi. Leyleklerin her yıl aynı yuvaya geri dönen sadık hayvanlar olduğunu anlatan Toprak, geçen yıl köyde bir direğin yıkıldığını ve üzerindeki büyük yuvanın da yok olduğunu belirtti. Leylek, geri döndüğünde aynı yere uğrayarak yuvasını yeniden inşa etti.

Bölgede leyleklerin yanı sıra angut ve farklı kaz türlerinin de yaşadığına dikkat çeken Toprak, kazların göç yolunun da bu alandan geçtiğini söyledi. Geçen yıl, şeker pancarı sulamak için gittiğinde yüzlerce kaz gördüğünü vurgulayan Toprak, “Saymakla baş edemezsiniz,” ifadelerini kullandı. Toprak, kuşların yaşam alanlarına saygı gösterilmesi gerektiğini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı: “Onlar bizim bir parçamız. Onlar olmadan doğanın dengesi bozulur. Yavrularını doğurup büyütebilmeleri için onlara uygun yaşam alanları sunmalıyız. Biz nasıl birer canlı isek, onlar da öyle.” (AA)