Barolar Birliği, avukatlara yönelik artan şiddet olayları ve yaşam hakkı ihlallerine dikkat çekmek amacıyla Kızılay’daki Güvenpark’ta toplandı. Baro başkanlarının katıldığı etkinlikte basın açıklaması yapıldı ve ardından heyet, taleplerini iletmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yürüyüş gerçekleştirdi.
TBB Başkanı Erinç Sağkan, Güvenpark’taki basın toplantısında, “Bugün burada, meslektaşlarımızın yaşam haklarını savunmak için bir araya geldik. Avukatlar, her gün 81 ilde şiddete, tehditlere ve hakaretlere maruz kalıyor; hatta bazıları hayatını kaybediyor” dedi.
Sağkan, son zamanlarda öldürülen avukatlar Hatice Kocaefe ve Zekeriya Polat’ı hatırlatarak, “Biz bu sorunlarla mücadele ederken, aynı zamanda yurttaşlarımızın hak arama özgürlüğünü koruma sorumluluğumuzu da yerine getirmeye çalışıyoruz. Bu nedenle, 81 baro başkanı burada ‘artık yeter’ demek üzere toplandık. Avukatlara yönelik şiddetin sistematik hale geldiğini ve bunun arkasında hukuksuzluklar ile cezasızlık algısının bulunduğunu ifade ediyoruz” şeklinde konuştu.
Avukat cinayetlerinin, mesleğin itibarsızlaştırılması ve avukatların şiddete maruz kalmasına yol açan sorumsuz davranışlardan kaynaklandığını belirten Sağkan, yılın ilk beş ayında iki avukatın hayatını kaybettiğini ve her gün avukatların farklı ortamlarda şiddete uğradığını vurguladı.
“Sesimizi duyması gereken yer Meclis’tir” diyen Sağkan, baro başkanlarının olağanüstü toplantıda alınan kararları Meclis’e ileteceklerini belirtti. Açıklamanın ardından baro başkanları ve avukatlar, Güvenpark’tan Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüşün ardından Sağkan, TBMM Dikmen Kapısı önünde 61’inci Baro Başkanları Toplantısı’nın Sonuç Bildirgesi’ni kamuoyuna sundu. Bildirgede, avukatlara yönelik şiddetin baroların öncelikli mücadele alanı olduğu ve bu konuda somut adımlar atılmadığı ifade edildi.
Bildirgede, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nda avukatlığın “kamu hizmeti” olarak tanımlandığı ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na göre avukatların “yargı görevi yapan kişiler” arasında yer aldığı hatırlatıldı. Ancak son yıllarda artan şiddet vakalarının bu mesleği sürdürülemez hale getirdiğine dikkat çekildi. Mevcut önlemlerin yetersiz kaldığı ve avukatlara yönelik şiddetin özel bir konu olarak ele alınması gerektiği vurgulandı.
Bildirgede, avukatlara yönelik saldırıların arkasında mesleğin itibarsızlaştırılması ve cezasızlık algısının bulunduğu ifade edilerek, “Göstermelik cezalarla bu sorunun çözülmesi mümkün değildir” denildi. Türkiye Barolar Birliği ve barolar, avukatlara yönelik şiddetin normalleşmesine izin vermeyeceklerini belirterek, “Onurla ve kararlılıkla ortak mücadelemizi sürdüreceğiz. Tek bir kayba daha tahammülümüz yok” mesajını verdiler.
61. Baro Başkanları Toplantısı’nda belirlenen beş maddelik çözüm planında, avukatlara yönelik şiddetin nedenlerini ve çözüm yollarını belirlemek üzere TBMM bünyesinde bir Araştırma Komisyonu kurulması talep edildi. Ayrıca, avukatların korunmasına yönelik Avrupa Konseyi’nin 2025 tarihli sözleşmesinin Türkiye tarafından imzalanmasının “tarihi bir sorumluluk” olduğu vurgulandı.